Çocuğun Yaratıcılığını Geliştirmede Oyunun İşlevi


Çocuğun Yaratıcılığını Geliştirmede Oyunun İşlevi

Kadın Evlilik ve Aile – Çocuğun Yaratıcılığını Geliştirmede Oyunun İşlevi

Çocuğun Yaratıcılığını Geliştirmede Oyunun İşlevi

Günümüzde, yaratıcılığın oldukça mühim bir öğe olarak karşımıza çıktığı görülmektedir. Sürekli değişimin ve rekabetin egemen olduğu günümüz dünyasında bireylerin, karşılaştığı sorunlara çözüm yolları bulabilmeleri için düşünmeleri gerekmektedir.

“Başarıyı getiren faktörün neyi daha iyi yapabildiğimizden fazla, neyi daha farklı yapabildiğimizden geçtiğini” savunan ilim insanlarına göre, içinde bulunduğumuz bu devir yaratıcılık çağıdır.

Yaratıcılık

Torrance\’in yaratıcı düşünceyi, \”Sorunlara, yetersizliklere, bilgideki boşluklara, eksik elemanlara, uyumsuzluklara, düzensizliklere v.b. duyarlı olma; güçlükleri belirleme, çözümler arama, yetersizliklere ilişkin tahminlerde bulunma veya hipotezler oluşturma, bu hipotezleri sınama, , revizyondan geçirerek yeniden sınama ve en sonunda sonuçları iletme süreci\” olarak tanımlamaktadır.

Yaratıcılık, eleştirel bakmak ve daha evvel ilişki kurulmamış nesneler ya da düşünceler arasında ilişkiler kurmaktır. (Ayan ve Dündar, 2009)

Çellek’in tanımına göre alışılmışlığın, bilinenin dışında farklı, yeni, orijinal olmak, problemi görmek, farklı çözüm yollarından giderek yeni sonuçlar çıkarmaktır. (akt.; Ayan ve Dündar, 2009)

Yaratıcılık aslında bireylerin, öğrenme yaşantısı sonucunda öğrendiklerini, yeni öğrendiği bir konuyla yeni ve değişik biçimde ilişkilendirerek karşılaştığı bir sorunu çözebilmesi, ortaya yeni, orijinal bir düşünce ya da mahsul koyabilmesi etkinliği olarak açıklanabilir. (Ayan ve Dündar, 2009)

Iwo üniversitesi Psikiyatri bölümünde çalışmalarını sürdüren, Andreasen yaratıcılıkla ilgili bazı bileşenlerden söz eder. Bunlardan ilki özgünlüktür. Yaratıcılığın yeni ilişkiler, nazar açıları, betimleme yolları içermesine dayanır. Diğeri yarar ve işe yararlılıktır. Son olarak da bir tür mahsul ortaya koyması gerektiğidir.

Yaratıcılığı engelleyen etmenler

Uzmanlar yaratıcılığı engelleyen bir takım faktörlerden bahsederler;
• İnsanların kendilerine getirdikleri sınırlamalar, kendileri için koydukları engeller. “yapamam, ben yaratıcı biri değilim, yetenekli değilim” gibi kendimize koyduğumuz betimlemeler,
• Hayal etmeyi boşa geçen vakit olarak gören kültürler, toplumlar.
• Kalıplaşmış, tabulaşmış öğrenilen engeller. Örneğin; eşyaların belirli kalıplar dışında kullanılamaması,
• Tek bir netice bulma gerekliliği,
• Kalıpların dışına çıkamamak,
• Muhafazakârlık,
• Sorgulamama,
• Hızlı değerlendirme,
• Korkular,
• Merak etmeme, araştırmama,
• Öğrenmeye karşı isteksizlik.

Yaratıcı toplumlar, sorunlara ve dolayısıyla geleceğe karşı daha güçlüdürler. Yaratıcı bireyler, toplumların ilerlemesine katkı da bulunurlar. Çoğu gelişmiş toplumlar, yaratıcılığı destekleyici eğitim programları kullanırlar.

Yaratıcılık üzerine çalışmalarını yürüten Andreasen, çocukların yaratıcı düşünceyi geliştirmeleri için ailelere şunları önermiştir;
• Televizyonun kapanması gerekliliği: Televizyon karşısında oturmak edilgen bir eylemdir. Aslında televizyon, çocuğun beynini uyaranları almak için eğititr; kör karşılıklı etkilişime imkan sağlamaz. Ayrıca bedeni uzun süreler boyunca hareketsiz oturma konusunda eğiterek; kasları çalıştırma, el-göz ve büyük adale hareketlerini koordine etmeyi öğrenme için harcanacak zamanı azaltır. Diğer yandan çocuk, televizyon karşısında uygun olmayan cinste ve miktarda yiyecek ve içecekleri tüketmekte bu da çocuğun bedensel gelişimini menfi etkilemektedir. Hatta obeziteye kadar süre giden bir tablo oluşturur. Doğumdan beş yaşına kadar çocuğun televizyonla geçireceği süreler kısıtlanmalı. Mümkünse hiç seyrettirilmemelidir. Egemen, Yılmaz ve Akil (2004)’ a göre büyük çocukla riçin hazır dünyayı onlara sunan ve onları toplumdan utaklaştıran, günümüzde her evde olan televizyon, kimi çocuğun gelişimine katkıda bulunan kimi de çocuklar için zararlar geliştiren en mükemmel ve en korkunç oyuncaklardır. Çok televizyon izleyen çocuk, gelişmek için gereksinim duyduğu kendi dünyasından kopar. Ancak kısa süreli televizyon izlemek eğitici olabilir.

• Karşılıklı etkileşim içinde, birlikte okumak. Çocuğunuza mümkün olduğunca erken okumaya başlayın. Daha 5-6 aylıkken bile olabilir. Çocuğunuz her gün ideal olarak günde iki-üç kez okumalısınız. Hiç olmazsa, okumayı “yatağa girme alışkanlığının” bir parçası haline getirin ki, gün her vakit için bir kaç kitabı bitirmekle nihayet bulsun. Çocuğunuza kitap okurken bunun edilgen bir deneyim olmamasına itina gösterin. Tek düze bir şekilde okumak yerine; hikayenin içine girerek okuyun. İçerik ve resimlere ilişkin sorular sorun ve çocuğunuzda aynı şeyi yapmasını isteyin. Ya da içerik ve resimleri göstererek canlandırarak hikayenizi okuyun. İlerleyen yaşlarda okuma etkinliğine, çocuğunuzla hikayeye yeni bir nihayet yazmak belli noktaları değiştirme etkinlikleri özellikle yaratıcılığını güçlendirecektir.

• İlginç sorular sorun. Çocuklar zaten doğuştan meraklıdır. Bu yüzden onlara soru sormayı öğreterek,bu özelliği kolayca geliştirebilir ve daha yaratıcı olmayı sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzla, birlikte yürürken, aş yerken, ne yapıyor olursanız olun, çevrelerini incelemeye, çevrelerine bakmaya ve neyin sebep öyle olduğu hakkında sorular sormaya teşvik edin. Örneğin; elektirik ampülü olan bir lambaya bakıp sorun, “ışığı yakıp parlak olmasını sağlayan düğmeye bastığımız vakit neler olur?” ya da “bu kadar ağır bir tayyare havada nasıl gidiyor?”, “çimler sebep yeşildir?”, “güneş nedir?”, “hırsızlık sebep kötüdür?” gibi sorularla çocuklarınızı düşünmeye teşvik edin.

• Tamamlanmış oyuncaklar ve oyunlardan ırak durulması. Oyunun yaratıcılığı nasıl etkilediği ilerleyen kısımlarda tartışılacaktır; ancak Andreasen özelllikle yaratcılığı geliştirmede tamamlanmamış oyuncakların mühim olduğunu söyler. Çocuk oyuncağa kendinden birşeyler katmalıdır. Tamamlanmış oyuncaklara çocuk bir şey ekleyemez, oysa yarım oyuncaklara birşey ekler. Hatta mümkünse oyuncağı çocuğun yapması daha da etkili olabilir. Özellikle günümüzde çocukların bilgisayar ve benzeri teknolojik ürünlerle erken tanışması çocuğun yaratıcılığını menfi etkiler. Bilgisayar oyunları hazırdır ve çocuk ona kendineden bir şey katmaz. Senaryosunu bile değiştiremez. Dolayısıyla belli kalıpların dışına çıkamaz. Oysa ki senaryosunu kendi kurguladığı oyunlar her vakit için daha iyidir.

ve Çocuk İlişkisi

Oyun, çocuğun hiçbir dış baskı etksinde kalmadan kendi isteği ile giriştiği bütün etkinliklerdir. Oyun, çocuğa kendini anlatma, yeteneklerini anlama ve lisan, us, sosyal, duygusal ve motor becerilerini geliştirmede, mühim bir vaka olarak tanımlanır. Montaigne’e göre oyun, çocukların en gerçek uğraşıdır ve bizim işe gitmemiz gibi onlar oyuna gider. (Egemen, Yılmaz ve Akil, 2004).

Oyun, kendine özgü kuralları olan, sosyal uyumu geliştiren, kabiliyet, dikkat, beceri ve raslantıya dayanan, zevk veren etkinliklerdir. Çocuğa, oyun esnasında karar verme, mesuliyet, sıralama, düzenleme, sayma, paylaşma, saygı gösterme gibi bir fazla kaide, kavram ve olgu rahatlıkla öğretilebilinir. Oyunun çocuğun tabii bir öğrenme aracı olduğu söyelenebilir.

Oyunun en mühim özelliği, gönüllü ve özgürce yapılmasıdır. Çocukların karakterlerini güçlendirmesine muavin olan oyun faaliyeti, çocuklara sevinç ve haz verir. Bedensel güç gerektiren oyunlar, çocuğun gövde gelişiminde mühim rol oynar.

Piaget’nin sınıflaması da göz önüne alındığında görülmektedir ki oyun, çocuğun zihinsel gelişiminin bir aynasıdır. Ancak oyun, yalnızca bir ayna olarak kalmamakta, çocuğun gerek zihinsel ve bedensel, gerekse dugusal gelişiminde aktif rol oynamaktadır. (Egemen, Yılmaz ve Akil, 2004). Piaget’e göre, zihinsel gelişimin duyusal motor döneminde oynanan oyunlar, düşünceden fazla fiziksel hareketleri kapsar. Bir sonraki aşamada ise, sembolik düşünme faaliyetinin bir göstergesi olan sembolik oyun dönemi başlar. Sembolik oyun, bir nesnenin başka bir nesnenin yerine konduğu, o nesneyi temsil ettiği oyun etkinliğidir. Üçüncü aşamada ise oyun, özünde sosyal olan, kuralları olan yarışma gib faaliyetleri içerir.

Yeni doğan bebek kendi ekstremiteleri ile oynayarak, onları kullanmayı öğrenir. Çevresindeki nesnelerle oynamaya başlayan çocuk, onların işlevini öğrenir ve alıştırmalar sonucunda o işlevleri yerine getirebilme yetisini arttırır. Ardından yaşamsal olayları taklit eden çocuk, o olaylarda deneyim kazanır ve onları daha iyi anlar. En sonunda ise oyununa kurallar koymayı ve onlara uymayı öğrenen çocuk, sosyal bir fert olarak, kendi başına toplumda yer almaya hazırdır. (Egemen, Yılmaz ve Akil, 2004).

Oyun, çocuğu tanıma ve anlamada mühim bir araçtır. Çocuğun içinde bulunduğu ruhsal durumu, anlama yeteneğini, zekasını, değerlendirme biçimleri hakkında düşünce veren bir araçtır, oyun. Çocuk, yaşamında öğrendiği ve gördüklerini, oyun esnasında dener ve pekiştirir. Duygularını daha rahat ifade etme olanağı bulur. Araştırmacılara göre, oyun çocuğun kendini ifade edebildiği en dolaysız ve en basit yoldur.

Yaratıclığı Geliştirmede Oyunun Önemi

Yaratıcılık, doğuştan getirdiğimiz bir beceri olmakla birlikte, her bireyde bulunmaktadır ancak yaratıclığın sürekliliği, gelişimi ve derecesi bireyden bireye farklılık gösterebilir. Bununla birlikte yaratıcılığı güçlendirmek ve geliştirmekte bireylerin elindedir. Oyun ortamında, bireyler ve çocuklar özgürdür ve hiç bir kısıtlama olmaz, bu tabii ve serbest ortam bireylerin ve çocuğun yaratıcılık becerisini geliştirmesine ve sonuna kadar kullanmasına fırsat tanır.

Oyun kurgusu hazırlamak, üretmeyi vehayal gücünü kullanmayı gerektirmektedir. Çocuklar kurguladıkları oyunlarda oynarlarken bir fazla düşünsel unsuru da devreye sokmaktadırlar. Daha öncede bahsedildiği gibi, bitmemiş yarım oyuncaklar, ya da çocuğun tasarlayacağı oyuncaklar da yaratcılığı geliştirmede önemlidir. Bilgisayar oyunları gibi oyunlara çocuklar kendilerinden birşey katamaz. Ancak kendi kurguladığı oyunlar, ya da eskiden oynadığımız oyunlar (isim-şehir- hayvan, 5 taş, kelime türetmece gibi) çocukları düşünmeye ve üretmeye sevk eder. Çocukların yaratıcılığını geliştirmede en fazla üretmesine olanak tanıyan oyuncaklar ve oyun türleri kullanılmalıdır.

Uzmanlar, yaratıcılığı geliştirmede oyunlardan da faydalanılabileceğini vurgular. Yaratcılığın bireyin dünyaya gelmesi ile başladığı ve ilk yıllarda daha yoğun bir şekilde ortaya çıktığı bilinen bir gerçektir. Özellikle oyun çağında ve somut işlem döneminde olan çocuklar için yaratıcılığı geliştirme oyunlarla daha üst seviyelere çıkarılabilinir. Yaratcılığı geliştirmek için eğitsel oyunlar, hedeflenen kazanımlara ve kişinin hazır bulunuşluk düzeyine göre derslik ortamında kullanılabilir. Bunun için mektep bahçeleri, sınıflar, parkler, ve boş alanlar yeniden düzenlenebilinir. Ayrıca beyin fırtınası, kalite sırlama, metafor kullanma, yaratıcı drama ve sinetik gibi tekniklerde yaratıcılığı geliştirmektedir. (Ayan ve Dündar, 2009)

Çocuğun oyunlar sırasında gerçek yaşama benzer ya da hayali oyunlar yaratması, farklı bir fazla vaka ve sorunu ortaya koyması, oyun içinde karar vermesini sağlar. Bu durum çocuğun sorulara cevap bulma için bilişsel yeteneklerini kullanmasını ve yeni durum ve sorular için bilişsel gelişim düzeyini artırmasını sağlar. Ayrıca oyunların bir çoğu düş ürünü olduğu için, yaratıcı düşünme becerisini zorlar ve çocuğun yaratıcılık yeteneğinin gelişmesine katkı da bulunur. Bu nokta da planlı olmasa da bireylerin yaratıclık becerisi de gelişim gösterecektir. Çünkü yaratıcılık eski olandan hareketle yeniye ulaşmak, yeni çözüm yolları bulmak ve olaylara yeni bir gözle bakabilmektir. Ayrıca Oyunların amaçlı bir bir şekilde tasarlanmasında bireylerde var olan yaratıcılık becerilerinin daha basit ortaya çıkacağı da açıktır. (Ayan ve Dündar, 2009)

Son olarak, gerek mektep öncesi dönemde de gerekse mektep döneminde oyun yaratıclığı geliştiren en mühim etkinliktir. Ve oyun ile yaratcılığın bu dönemde dahil içe geçtiği görülmektedir. oyunun olmazsa olmazı ve yaratıclığın ise esas bileşenidir. Bu nedenle çocukların yaratıclıklarını geliştirmede düş güçlerini kullanmaları önemlidir. Ailelerin seçiminde daha fazla çocuğun düş gücünü ve düşünme becerilerini kullanabileceği (lego, maket, kelime oyunu gibi) ürünleri ve oyuncakları tercih etmeleri ve beyin fırtınası, kalite sırlama, drama gibi yaratcılık tekniklerini kullanmaya teşvik etmeleri önemlidir.
Uzm. Psk. Azade ALTINTAŞ DURMUŞ

Bu Katagoriyle İlgili Diğer Başlıklara ==> ( Kadın Evlilik ve Aile ) <== Bu Katagoriden Ulaşabilirsiniz.

Bir önceki yazımız olan 2013 Dolce Gabbana Gözlük Modelleri başlıklı makalemizde 2013 dolce, dolce gabbana ve gözlük modelleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Çocuğun Yaratıcılığını Geliştirmede Oyunun İşlevi ile Benzer Yazılar:

Aradığınız Bunların İçinde Olabilir

Facebook Twitter

Çocuğun Yaratıcılığını Geliştirmede Oyunun İşlevi Yazısı için Yorum Yapabilirsiniz

 Son Yazılar FriendFeed
Sağlık Köşesi
Yemek Tarifleri
Erkekçe
Resimlerin Dili
Kasım 2017
P S Ç P C C P
« Oca    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Kategoriler

Çok Okunanlar

Facebook Hayran Sayfası

Devamını oku:
Patlıcanlı Tirit

Malzemeler: ½ kg. dana kıyma 6 adet sivri biber 5 adet patlıcan 4 adet Domates 1½ adet tandır ekmeği 2...

Diyabezite hastalığı

Sağlık Genel - Diyabezite hastalığı Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrin Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr....

Kırkayak Sokması

Kırkayak Isırması Çok nadir rastlanan vakalardan olmasına karşı kırkayak ısıran ve sokma yetisine sahip bir böcek türüdür. Kırkayak ısırması -...

Kapat