Karar Vermek Yürek ister

Karar Vermek Yürek ister
Karar Vermek Yürek ister

Karar Vermek Yürek ister

Karar Vermek Yürek ister

“Olmak ya da olmamak…” Günlük yaşamımızda yanıtını vermek zorunda olduğumuz sorular, neyse ki Hamlet’inki kadar güc ve derin türden değil. Arada başımızı ellerimizin arasına alıp uzun uzun düşünsek de, kararlarımızın coğunun farkında bile değiliz. Raftan bir kitap almak, kediye süt vermek, teslim günü sinsi sinsi yaklaşan bir dergi yazısına artık nihayet başlamak üzere masa başına oturmak, ya da kalan geceleri de hesaba katıp “nasılsa yetiştiririm” aldatmacasıyla sinemaya gitmek… Kararlarımızın kimi “doğru” kimi “yanlış”. Kimi yalnızca bizim icin “doğru”, kimi yalnızca bizim icin “yanlış”. Kimi akılcı, kimi değil. Ama öyle ya da böyle, en akılcı ve duygusal etkilenimlerden uzak görünen düşünce ve kararların bile, cok eskilerden kalan beyinsel ve zihinsel bir geleneğin etkisiyle, ancak duyguların girdileriyle oluşturulabildiğini söylüyor araştırmacılar. Ve bu girdiler olmadan, basit ya da karmaşık herhangi bir karara varmanın en iyi olasılıkla cok güc olduğunu. Duygular, akılcı karar verme sürecine ters düşme dikleri gibi, sürece hem hız, hem verimlilik bakımından katkıda bulunan bir işleyiş sağlıyorlar.

bosluk
 Son Yazılar FriendFeed
Sağlık Köşesi
Yemek Tarifleri
Erkekçe
Resimlerin Dili
Ocak 2017
P S Ç P C C P
« Oca    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

Kategoriler

Çok Okunanlar

Facebook Hayran Sayfası